• hiçbir neden yokken moral bozmaya çalışan insan

    5.
    hayatlarından çıkılması gereken insanlardır.

    bu insanları siz, sık sık tavsiye edildiği gibi, kendi hayatınızdan çıkaramazsınız. adı üstünde, sizin moralinizi bozmak için özel olarak çabalayan, negatif enerji ile beslenen iğrenç yaratıklardır bunlar. siz onları hayatınızdan çıkarmaya çalıştıkça daha çok tutunurlar. ne de olsa güzel, doyurucu bir besinsiniz.

    haliyle yapılması gereken üstlerine gitmek, rahatsız etmek, yormak olmalı ki onlar sizi kendi hayatlarından çıkarmak zorunda kalsın. nötr bitecek bir ilişki türü değil bu, yeri geldiğinde kırıcı olabilmek lazım.
    3 ... 10610
  • erkeklerin kendine fazla güvenmesi

    5.
    oha genellemeye bak. "x'li erkeklerin" değil, "y yapan erkeklerin" değil direkt erkeklerin.

    biraz daha geneli "insanların kendine fazla güvenmesi" zaten.

    tanım: kişiden kişiye değişen, bir cinsiyete atfedilmesi mümkün olmayan özgüvenli olma hali.
    2 ... 10610
  • sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar

    7860.
    sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
    5 -3 ... 10610
  • sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar

    7855.
    sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar

    bir başka metro fotoğrafı...
    6 -1 ... 10610
  • misafir çocuğu

    206.
    ağız tadıyla olamadığım, o yavşaklığın avantajlarından faydalanamadığım tiplemedir.

    ne zaman bir misafirliğe gitsek hep çok çekingen kalırdım. evin çocuğu yoksa büyüklerle oturup halıya bakarak zamanın geçmesini bekler, çocuğu varsa da odasına gidip bana bir şeyler anlatmasını/göstermesini dilerdim. bir bilgisayar oyunu olsa ve oynamak için içim gitse de o açmadığı sürece bir şey diyemezdim. sanırım genel bir "deplasmanda olma" hissiydi zira çocukla samimi de olsam, ilk kez gördüğüm biri de olsa durum aynı olurdu.

    evimize gelen misafir çocuklarını ise daha ben odama çağırmadan onlar dalar, odamdaki her yeri kurcalar, yaşları yetmiyorsa bilgisayarı açmam için yalvarırlardı. acı bir tebessümle basardım bilgisayar kasasının güç tuşuna...
    1 ... 10610
  • siyah maske takanlar

    66.
    (bkz: alan walker)
    ... 10610
  • senaryo yazmak

    51.
    sanılandan çok daha zor olduğunu düşündüğüm eylem.

    senaryo yazmakla ilgili bir geçmişim yok ama bir film izleyicisi olarak oyuncu ne kadar iyi kotarsa da bazı repliklerin boş veya samimiyetsiz kaldığını, gerçek bir diyalogdan ne kadar uzak olduğunu görüp anlıyorum bu konudaki inceliği. o replikleri organik bir şekilde filme katmak, amiyane tabirle filme "yedirmek" sahiden zor iş olsa gerek.

    şimdi bir dakikalık bir sahne yazmaya kalksam mesela, adım gibi eminim ki google translate'e okutulmuş gibi yapay duracaktır diyalog. *
    1 ... 10610
  • sözlüğün size kazandırdıkları

    27.
    yüksek troll toleransı.

    herhangi bir platformda ne kadar aptalca yorum/konu/tweet görürsem göreyim şaşırmıyorum / sinirlenmiyorum.

    "ya sabır" demeden "böyle de birileri var işte... neyse" diyerek moralimi stabil tutuyorum.
    ... 10610
  • türkiye de her kesimce ciddiye alınan ahlak ilkesi

    2.
    bir inşaat çalışması varsa izlenir, izlenmiyorsa da izleyenlere izleyecek alan yaratılır.
    1 ... 10610
  • yazarların en son mutlu geçirdiği yıl

    145.
    2008.

    devamında çok kötü yıllar da geçirdim, iyi yıllar da geçirdim ama "mutlu" diye adlandırabilecek kadar belirgin bir şekilde aklıma gelen en yakın sene bu.

    12 yıldır "rolling in the deep" yani. güzelmiş.
    ... 10610
  • profesör dumbledore n yıllarca harry kullanması

    4.
    (bkz: harry kullanmak)

    ne ki bu? doping gibi bir şey mi?

    tanım: olmayan şeydir. bir çocuğa hayatında görmediği sevgiyi vermek, hayatta kalmasını sağlamak nasıl onu kullanmak olarak adlandırılabiliyor?

    "dumbledore harry'i hiç kullanmadı" denmesi için ne yapması gerekiyordu veya? 11 yaşındaki çocuğu oturtup "belli bir zamanda belli bir kişi tarafından öldürülmen gerekiyor, bunu bilerek yaşamak zorundasın. oldu mu evladım? hadi şimdi koş bakayım ödevlerini yap" demesini mi bekliyordunuz? doğal olarak en son ana kadar bunu sakladı; sırf çocuk biraz olsun çocukluğunu yaşasın, hayatın tadını çıkarsın diye (garibim pek çıkaramadı o ayrı).
    1 ... 10610
  • vsco gençliği

    1.
    tuhaf, eğreti bir nostalji ile fotoğraflar çeken (çoğunlukla kendini ve arkadaşlarını içeren) gençlerin oluşturduğu, sınırları bulanık topluluk.

    polaroid fotoğraf makineleri ile oradan oraya koşturur, gün batımı arka planda çekebilecekleri "havalı" objeler veya modeller ararlar. istedikleri görüntüyü elde edemezlerse de, vsco başta olmak üzere, çeşitli uygulamalar aracılığıyla çektikleri fotoğrafları hazır filtreler ile süsleyip kendilerini ait olmadıkları bir dönemin bir parçası gibi göstermeye çalışırlar.

    gidip tek akşamda yüzlerce lira harcadıkları mekanlarda erkek ve kadın tuvaletleri arasındaki duvara asılmış neon yazıların fotoğrafını çekip paylaşırlar, ki o yazılar hayatın basitliğini, şatafattan kaçınılması gerektiğini falan anlatır.

    sadece tuhaf bir görsel fetişizmle de sınırlı değildir bu kitlenin tercihleri. genel olarak günümüzde muadili olan her şeyin eski halini tercih eder, popüler olandan kaçarlar. örneğin the hateful eight dediğinizde suratınıza boş boş bakarken pulp fiction'dan Mia Wallace dendiğinde hatırlarlar quentin tarantino'yu ne kadar sevdiklerini; zira o filmde uma thurman havalıdır, güzel bir model oluşturur aradıkları döneme.

    bu garip, itici gençlik furyasının tanımlayıcı özellikleri böyle gider...
    2 -1 ... 10610
  • kız peşinde koşmayan yazar

    6.
    bir şey yapmamak nasıl gurur duyulası bir özellik oluyor lan.

    çok basit bir şey ki bu zaten. yazarlığı onaylanan herkes bunu rahatlıkla başarabilir*.

    tanım: dokunmadığı bazı klavye tuşlarıyla övünen yazardır.
    1 ... 10610
  • mutluluğa dair umudunu kaybetmek

    6.
    mutluluğun kendisinden uzaklaştırabilir, kişinin kendini mutlu olma fırsatlarından soyutlamaya çalışmasına sebep olabilir.

    evet, aöf psikoloji bitirdim.
    ... 10610
  • bir kadını fiziği dışında çekici yapan detaylar

    46.
    ben de içimde bir sıkıntı var diyordum. anket doldurmamışım meğer uzun süredir. neyse.

    ifade gücü bunlardan biridir. cümlelerinde "yani, mesela, gibi, şey" kelimelerini har vurup harman savurmuyorsa, kafasından geçenleri net bir şekilde, üşenmeden anlatabiliyorsa bu güzel bir olaydır. çekicidir. mutlu eder.
    1 -1 ... 10610
  • gecenin bir yarısı kahve krizine girmek

    2.
    yenik düşülürse geceyi hepten mahvedecek kriz halidir.

    direniniz.

    s*çtın mavisi dostunuz değil.
    1 -1 ... 10610
  • erasmusa gidip muharrem e vermek

    30.
    "muharrem"in bir karakterden ziyade bir fikri temsil ettiğini düşündüğümden abes bulmadığım durum.

    arkadaşın zihninde (veya kız ile arasında bir şaka olarak) kızın birlikte olduğu erkekleri "muharrem" gibi bir ifade ile farklı insanları tek bir tipe indirgediğini varsayıyorum.

    evet, bu olay üstüne gereğinden fazla düşündüm.
    2 ... 10610
  • gecenin film sahnesi

    853.
    gecenin film sahnesi

    before sunrise, 1995.

    Richard Linklater
    1 -1 ... 10610
  • in noctem

    3.
    harry potter film serisinin en iyi bestelerinden biri olmasının yanı sıra sözleri ile de duygulandıran, dumbledore'un ölmeden hemen önce aklından geçenleri ve pişmanlıklar içermeyen mutlu bir hayata özlemini dile getirdiğini düşündüğüm şaheser.
    ... 10610
  • kapıyı tutan erkeğe teşekkür edilir mi

    61.
    kapıyı tutan kişinin cinsiyetinden bağımsız olarak cevabı "en azından hafif bir baş hareketi ile de olsa edilir" olan soru.

    tabii bu soruya cevap aramak için sözlük kurcalıyorsanız, siz etmeseniz de olur.
    1 ... 10610
  • yeni şeyler getiriyorum