• sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar

    992.
    sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar

    prag

    eylül,2015
    ... 10610
  • sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar

    522.
    sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
    st. marco bazilikası
    temmuz,2015
    5 ... 10610
  • 17 eylül 2015 fenerbahçe molde maçı

    145.
    peşin tanım : fenerbahçemizin uefa'ya kötü bir başlangıç yaptığı maç.

    maç bitti.sinirden ne yapacağımı bilemeyip dışarı çıktım. 2 polis arabasını ters çevirip eve geri döndüm.ancak sakinleştim ve bunu yazabiliyorum sözlük.kan hala beynimde gürül gürül akıyor diyebilirim.

    bu maçın hiçbir "ama"sı yok. hiçbir mazeret bu skoru,bu oyunu makul kılamaz. söylenecek çok şey var ve elimden geldiği kadarını yazacağım.isim vermeden, sıradan bir analizden farklı olarak gördüğüm saçma oyunun temeline inmek istiyorum. ama ilk değinmek istediğim nokta : temel futbol becerisi.

    inanılmaz merak ediyorum, profesyonel bir futbolcu, sıradan bir günde neler yapar?

    çok basit bir soru. biri çıkıp desin şunu yapar,bunu yer şunu içer. antrenmanda şunlara çalışır.fenerbahçe futbolcularına bakarak bunları cidden düşünemiyorum.

    yani mesela 2-3 metre var yanındaki adamla. makul hızda bir pas veriyorsun. adam onu tek hamlede durduramıyor. ayağının önüyle,içiyle topla sevişiyor. etrafını izliyor ve topu durdurmaya ancak vakıf oluyor. "kim lan bu adam" diye gidip araştırıyorsun aa o da ne, adam meğer profesyonel futbolcu. dumur 1.

    ya da 20 metre uzaktaki adama topu ayağında sektirip,havadan yavaş bir şekilde gönderiyorsun. çok rahat göğsüyle indirebilir diyorsun. ama bir bakıyorsun ki eleman o mesafedeki topa zıplayarak ayağını kaldırıyor, ayak içiyle havada kontrol etme zahmetine giriyor ve topu sektirip 3 metre önünde anca tutabiliyor. sonra bu adam da profesyonel futbolcu. dumur 2.

    örnekler böyle çoğaltılabilir ama parasını aldığı işin temel becerilerini yerine getiremeyen bir sürü futbolcu gördüm bugün ben. bakın paranın miktarından girmiyorum bile, sadece vazifesini belirtiyorum o insanın. bunu yapamıyor adam. çabalamıyor bile. A futbolcusu, B kalecisi değil sadece. Kimse ne yaptığının farkında değil lan takımda.

    Geçmiş karşına onbinlerce taraftar,onların haricinde milyonlarca insan izliyor seni. Sen onlar için oradasın, onlar seni izlemek istediği için sahadasın ve karşılığında seni izleyen o insanların %90'ından fazla para alıyorsun. "yatkın değil, yetenek işi abi bunlar, olmayınca olmuyor" laflarını sıralayanın kalbini kırarım. Yapacaksın ulan. O pası adam gibi vereceksin zamanı geldiğinde. Yapamıyor musun? eyvallah. o zaman antrenman bittikten sonra siktirip gitmeyeceksin diskolara barlara. dizini kırıp,işine çalışacaksın. 3 saat 5 saat. o pası atmayı öğreneceksin. bu senin işin,mesleğin,hayatının amacı lan.

    kendinde bu şevki bulamıyor musun? aç,araştır.Kuyt diye bir adam gitti bu ülkeden geçen aylarda. Belki de 10 yıldır elimizdeki en "düz" adamlardan biriydi. ne bir çalım kabiliyeti, ne olağanüstü bir top tekniği. adam da biliyordu böyle bir kumaşı olmadığını.zira müthiş koşular yapamıyordu kanattan. adam eksiltme kabiliyeti de zayıftı. leblebi gibi gol attığı da söylenemezdi. niye bu adama küfretmedi kimse? mesele ciddiyetti işte. işini ciddiye almaktı. çalışmaktı, kaybedince rakibine küfredip bağırmak,kendince sinirlenip "küçük enişte" şovu yapmak değil, evine gidip "nerede hata yaptım? bunu nasıl telafi ederim?" demekti o adamda saygı uyandıran.

    bugün fenerbahçe forması giyen 14 futbolcu da bu ciddiyetten uzaktı. kendisine atılan topu geriye açılarak bekledi hepsi. gereksiz, takımı yavaşlatan yan paslar, durup dururken dağlara taşlara gönderilen ortalar ve şutlar.. siz ne yapıyorsunuz lan? teknik direktörmüş, başkanmış geçin aga. kendi iradeniz, kendi onurunuz yok mu? akşam eve gidip kendinizi izlerken hiç mi utanmayacaksınız? bugün maç 1-1 bitse de bu yazıyı yazacaktım, 1-0 yensek de. öyle çıldırttı çünkü bu oyun beni.

    maçın belli bölümlerinde sadece atakta kaldık. "oo tek kale oynuyoruz hadi bakalım" diye sevinen adamlar ilerde çok kolay üzülür, erken gözyaşı döker söyleyeyim. belki rakibin ceza sahasına girmeden önceki o 10 metrelik kısmı dikdörtgen içine alsak, o bölgede totalde 15-20 dk belki daha fazla bile oynadık. ama bir izleyin bakalım neler yaptık orada? bir takımda kimse mi sorumluluk alamaz? kimse mi ne yapacağını bilmeden dakikayı, saniyeyi kurtarmaya bakar? bu bir direktifse eğer vitor'un, değilse hepinizin üstünde çok büyük bir vebal var oğlum. bunu bilin. kulübün asıl sahibi her zaman taraftarıdır. hiçbir taraftar da bunu çekmek, "sevinmek için sevmedik" arabeskine bağlamak zorunda değildir. biz fenerbahçe'ye yine aşığız. ama sizin sahadaki bu laçka halinize kimse tahammül etmek mecburiyetinde değil.

    sonuç olarak yaklaşık 3 aylık bir süredir birlikte oynayan takımın ve teknik direktörün "zamana ihtiyacımız var" bahanesine sığınmadan bir an önce bir plan oluşturması, bir kimliğe bürünmesi gerek.hiçbir maç kağıt üstünde kazanılmaz. en basitinden ben bugün van persie'nin yerinde oynayan milyon eurolar gördüm sadece. van persie'yi ilk defa görsem ve "dünyanın sayılı forvetlerinden birisi sahada şu an" dese inandıramazdı kimse beni. uyummuş,adaptasyonmuş geçiniz. yeni geldiği antalyaspor'da 4 maçta 5 gol atan eto'o da bildiğim kadarıyla doğma büyüme antalyalı değil..

    taraftara aşılanan yeni ümitleri erken söndürmeden toparlanmanız dileğiyle..
    3 -2 ... 10610
  • uçabilen yazarlar

    13.
    yeterli alkol tedarik edildiği sürece katılabileceğim topluluktur*
    ... 10610
  • sözlük yazarlarının itirafları

    128595.
    ilkokulda sınıfımdan bir kızla kitap takas etmeyi planlamıştık. planladığımız gün sabahtan kitapları birbirimize verip mutlu mesut derslere girmiştik. en azından o öyle sanıyordu.
    o gün öğle teneffüsünün sonlarına doğru sınıfıma çıktığımda sınıf boştu. söz konusu kızın masasında benim verdiğim kitap öylece duruyordu...

    sözlük burada günah çıkarmam gerek sanırım. ben kitaplarımı çok severim. yani hani biri alır okur verir falan ama demek istediğim eninde sonunda o kitap gözümün önünde olmalı. okuduğum kitabı tamamen alakasız bir zamanda alıp okumayı taa çocukluğumdan beri severim çünkü. tabi o zamanlar bu "okuyup geri verme" olayını tam algılayamadığımdan mıdır nedir kitabımı bırakamamıştım bir türlü. kızın masasına yaklaşıp etrafımı kontrol ettikten sonra kitabımı geri alıp, çantama koydum. yerime geçip dersi beklemeye başladım. ardından kız sınıfa girdi, yerine geçti.

    birkaç dakika fark etmedi ama sonra kitabın kayıp olduğunu fark edince panik içinde aramaya başladı. 5 dakika sonra falan kitabı bulamayınca parmağını kaldırıp öğretmene durumu söyledi. çok iyi de bir kızdı sözlük aklıma geldikçe utanırım hala. öğretmenimiz de kimseyi zan altında bırakmadan, kitabın belki "yanlışlıkla" sıralarımızın alt gözüne falan gelebileceğini söyleyerek herkesten etrafına bakınmasını istedi. ben de kitleye uyarak etrafa bakındım tabi. içim içimi yiyor ama o an pişman olup çıkıp kitabı versem fena rezil olacağım. o günü zor bitirdim valla.

    neyse vicdan azabı içinde geçen birkaç günün ardından kız yanıma geldi bir sabah. elinde, benim ona verdiğim kitabın yeni baskısı duruyor. kız utana sıkıla özür diledi, bunu geri verdi. ben yerin dibindeyim tabi ama ses de çıkaramıyorum.sonra ben de birkaç gün içinde onun bana takas için verdiği kitabı geri verdim. (zaten vicdan azabından 3 günde bitirmiştim 150 sayfa civarı kitabı)

    yıllar sonra lisede aklıma geldi bu. içime dert oldu sözlük, kızla ve sınıftan birkaç arkadaşımla hala görüşüyorduk. bir buluşma ayarladım. hani teke tek olmasın diye, hala içimde var çünkü o tedirginlik. neyse o gün saçma sapan bir sebep bulup bir kolye almıştım kıza, onu verdim. kız şaşırdı falan teşekkür ederken hatta diğer arkadaşlar arasında bir süre dedikodularımız da döndü doğal olarak. ama en azından bir şekilde bu utanç verici anının yükünü azalttım diye seviniyorum.

    kendi kitabım ve kızın alıp verdiği kitap hala yanyana durur kütüphanemde. kızın aldığının kapağını bile açamadım uzun bir süre utançtan.

    neyse bu da öyle bir itiraftı işte.
    6 ... 10610
  • meme arasına penis koymalı seks

    110.
    hangi sıklıkla sözlüğe girersem gireyim sol frame'de mutlaka gördüğüm sekstir.

    hayır fantezinizdir, saygı duyarım ama biriniz yapsın da rahatlayın artık lan!
    2 ... 10610
  • fernandao varken rvp yi almak

    3.
    (bkz: rotasyon)
    (bkz: uefa avrupa ligi)
    (bkz: türkiye kupası)
    (bkz: psikolojik üstünlük)

    sonuç olarak gereklidir. sadece havası yeten oyuncular vardır. mesela didier drogba da galatasarayda olağanüstü işler yapmadı. ancak sadece takımdaki varlığı bile çok şey değiştiren oyunculardandı. tıpkı rvp gibi.

    allahım robin van persie gerekli mi diye tartışır olduk. ben bi su çarpacağım yüzüme.
    2 -2 ... 10610
  • fc barcelona biterse yerini kim alır

    1.
    yaklaşık 2 ay önce geçtiğimiz sezonda yeryüzünün en iyi takımı olduğunu tescillemiş futbol kulübünün sadece 2 maçta yediği goller sebebiyle bittiğini beyan eden yazar sorusu. evet soru. hayırlı forumlar.
    ... 10610
  • 14 ağustos 2015 fenerbahçe eskişehirspor maçı

    65.
    an itibariyle van persie'nin oyuna girdiği maç.
    2 ... 10610
  • lg g3 samsung pc bağlantısı koptu

    6.
    kederden bir büyük açtırmıştır. geçmiş olsun kardeşim.
    ****
    ... 10610
  • whatsappta sürekli çevrimiçi olan insan iticiliği

    10.
    durumdan duruma değişen iticiliktir. bir işin düşsün bak nasıl çekici oluyor.hemen elinin altında. eheheh. eşşek sıpası seni*
    -65 yaş mode off-
    ... 10610
  • solucan çiçeğe demiş ki bir gün sen de solucan

    1.
    gece gece yerden yere vurmuş sözdür. o değil de başlığa o söz nasıl sığdı lan? ben yazsam sığdıramazmışım gibi duruyor*
    1 ... 10610
  • yazar nicklerinden ismini tahmin etmek

    467.
    yazarlara başarılar dilediğim etkinliktir.
    4 ... 10610
  • aşk

    12506.
    sadece belli bir kesime, bir sınıfa hitap ediyormuşçasına sınıflandırılan his, duygu karmaşası vesairedir.

    araştırmadım ama sadece bu başlıkta bile biri çıkıp "görünüşe göre her yazar aşkı tatmış burada.hahah.cahiller ya siz ne bilirsiniz" tarzı bir entry girmiştir,eminim buna.

    halbuki bir odada tek başına büyümeyen, iki insan yüzü gören (hatta görmesine de gerek yok) herkes bunu yaşar, yaşamaya yaklaşır en azından. herkes aşkını süslü,yıldızlı şiirlerle anlatamayabilir. ama herkes aşık olur. kimse bu "aşk" denen kavramı sadece kendisinin yaşayabildiği, diğer herkesin kendini kandırdığı bir hezeyanmış gibi göstermeye çalışmasın. komik olur zira.

    siz kimsiniz la?
    2 ... 10610
  • özgüveni yüksek erkeklerden hoşlanma saçmalığı

    8.
    genellikle "özgüveni yüksek" erkek ile "kendini beğenmiş" erkek karıştırıldığı için, aslında olmayan saçmalıktır. hani bir erkek olarak bunu yazıyorum yanlış anlaşılmasın* ama özgüveni yüksek erkeklerden hoşlanmak bir kadın için saçmalık değildir bence. "g*tü kalkık piç" ten hoşlanma olayı farklı bir mevzu bak, o bence saçmalık işte. incelenebilir.
    1 ... 10610
  • 1010

    11.
    neredeyse nickdaşım olan 11.nesil çaylaktır.*
    ... 10610
  • nasıl bir ortamda üzüm yemek

    3.
    (bkz: nasıl başlık açmak)
    ... 10610
  • radyo uludağ

    7069.
    fanta diye biliyorum benin yayında olduğu radyodur. an itibariyle istek parçalara açık kendisi.
    -1 ... 10610
  • bilmiyorsan yazma

    2.
    entry sayısını arttırmak için sözlüğe uğrayan kitleye tepkidir, haklı bir tepkidir.

    mesela şu an sol frame'de "uludağ sözlük moderasyonu istifa etmeli" gibi bir başlık var, altındaki entry şu : "bir beyan."

    ee? yani bunu belirtmenin amacı nedir, kendi yorumunu dahi katmadan bunu yazmak nasıl bir katkı sağlar insana anlam veremiyorum.
    5 ... 10610
  • ya ben lan neyse bir sey demiyorum

    3.
    (bkz: ya ben lan neyse bir şey demiyorum) başlığı varken yine de aramadan bu kadar uzak olan insanlara karşı şu anki durumumu ifade eder.
    1 ... 10610
  • yeni şeyler getiriyorum